Mutlu Bir Aile Hikayesi – 4. Bölüm

by

Mutlu Bir Aile Hikayesi – 4. Bölüm
Ben lise 2’ye, Defne ve Sinem ise lise 3’e başlamıştı. Artık ablam ve kuzenim üniversite sınavına hazırlanıyorlardı. Tatil dönüşü Defne’nin nasıl bir tavır takınacağını merak ediyordum. Sanırım okullar açıldıktan bir ay kadar sonra, bir gün bunu test etmeye çalıştım. Defne okuldan döndükten sonra her zamanki gibi üzerini değiştirmeye odasına geçti. Ben de peşinden gittim. Daha önce üzerini değiştireceği zaman beni odadan çıkartmıştı. Ancak bu yaz birbirimizi çırılçıplak gördüğümüz için normalde benim karşımda rahatça soyunup giyinmesi lazımdı.

Peşinden odasına girdiğimde “Bir şey mi var Sude ders çalışacağım” dedi yine sertçe.
“Yok bir şey” dedim. Ama odadan ayrılmamış, gidip yatağına oturmuştum. Dönüp bana manidar bir bakış attı ve önümde soyunmaya başladı. İçten içe sevinmiştim beni kovmadığı için. Ama hala yaz tatiline göre soğuk davrandığının da farkındaydım.

Üzerini değiştirdikten sonra tekrar dönüp baktı, bense gülümseyerek ona doğru gittim ve sarıldım. “Seni çok seviyorum Defne” dedim ve dudağına çok yakın bir yerden öptüm. O da bana karşılık verdi, ama hemen sonra “Hadi rahat bırak beni, ders çalışacağım” dedi. Sonrasında birkaç kez daha bunu denedim ve her seferinde önümde soyunup giyindi. Ama benimle her türlü tehlikeli yakınlaşmadan kendini koruduğunu hissedebiliyordum. Sinem de üniversiteye hazırlandığı için onunla da neredeyse hiç görüşemiyorduk. Teyzemler bize geldiklerinde de onu ders çalışması için evde yalnız bırakıyorlardı.

Mart ayına kadar hiçbir şey yaşayamadan geldik. Sonra Mart’ın ortalarında dedemin ölüm haberi geldi. Annem ve teyzem yıkılmıştı. Tabi biz de çok üzülmüştük. Dedemin taziyesi için ilçeye gittik. Orada hafta sonu kaldıktan sonra babam Sinem’le Defne’yi tekrar şehre götürmeyi teklif etti. Evet dedemin ölmesi ikisini de üzmüştü ama sınav motivasyonlarının kaybolmaması için hayatlarına devam etmeleri gerekiyordu. Ben de babama ısrar ettim ve onlarla birlikte döndüm. Babam bizi eve bıraktıktan sonra tekrar ilçeye döndü.

Bu bir hafta boyunca Sinem de bizimle birlikte kalacaktı. Ben dedemin üzüntüsünün yanında bir yandan da evde ablam ve Sinem’le yalnız kalacağım için heyecanlıydım. Evet, ablam benimle yalnızken sevişmeye yanaşmıyordu. Ama geriye dönüp baktığımda, Sinem de bizimle birlikteyken muhakkak yelkenleri suya indiriyordu.

Ben bu düşüncelerle umut doluydum. Ama babam bizi bırakıp yola çıkar çıkmaz Defne bizi karşısına aldı ve benim hayallerimi suya düşüren bir konuşma yaptı:

“Kızlar bakın, tatilde olan tatilde kaldı. Saçma sapan şeyler yapmak yok. Sinem, ikimizin de çok önemli bir sınavı var. Ders çalışmamız lazım. Sevişmekle öpüşmekle zaman kaybedemeyiz. Anlaştık mı?”

İstemeye istemeye “Anlaştık” demek zorunda kaldık. Büyük bir hayal kırıklığı içindeydim.

“Sude, Sinem senin odanda çalışsın, sen zaten bizim kadar çok çalışmayacaksın. Çalışmak istersen de mutfakta çalışırsın.”

Ablam bir anda yönetimi eline almıştı ve bu durumdan hiç memnun olmamıştım. Çok sıkıcı bir hafta beni bekliyor gibi görünüyordu. Nitekim Çarşamba gününe kadar da öyle oldu. Sinem bütün gün benim odamda çalışıyor, ablam kendi odasında çalışıyor, gece olunca da Sinem salonda hazırladığımız yatakta, biz de odalarımızda uyuyorduk.

Çarşamba günü, Türkiye geneli bir deneme sınavına girmişlerdi. Üstelik bu sınavdan dolayı Perşembe günü de son sınıflara tatil ilan edilmişti. İkisinin de sınavı çok iyi geçmişti. Eve geldiklerinde yüzlerinde güller açıyordu. Sonraki gün okula gitmeyecek olmaları da ayrıca bir sevinç kaynağıydı onlar için.

Birlikte dışarı çıkıp yemeği dışarıda yedik. Sonra tekrar eve döndük ve evde kendi çapımızda parti yapmaya karar verdik. Ancak ne partiden anladığımız vardı ne de eğlenceden. Bir müzik kanalı açtık ve çıkan müziklerle saçma sapan dans figürleri sergiledik. Bir müddet sonra bundan sıkıldık. Televizyonda bir film bulup izledik. Film de bittikten sonra tekrar müzik kanalı açtık. Bu kez slow müzikler çalıyordu.

Sinem aniden ayağa kalkarak bana doğru yürüdü ve beni dansa kaldırdı. Gülerek ayağa kalktım ve Sinem benim belime sarılarak kendine çekti. Birlikte dans etmeye başladık. Teninin sıcaklığını hissetmeye başladım, bu sıcaklık vajinamın karıncalanmasına sebep olmuştu. Defne de bizi izliyordu. Sonra dans ederek ona doğru yaklaşmaya başladık. Yanına gittiğimizde Sinem elini uzatıp onu da kaldırdı. Şimdi üçümüz birden dans ediyorduk.

Bir süre üçümüz dönüp durduk. Sonra Sinem Defne’nin gözünün içine bakarak “Madem bugün sınavı kutluyoruz, yarın da erken kalkmamız gerekmiyor…” dedi ve uzanıp Defne’nin dudaklarından uzun bir öpücük aldı. Defne de karşılık vermişti. Sonra dönüp aynı öpücüğü benim dudaklarıma kondurdu. Ben de aynı şekilde karşılık verdim. Ardından ben ablama dönüp ona doğru hamle yaptım. Ablam da benim öpücüklerime karşılık verdi. Benim bir elim ablamın, bir elim Sinem’in kalçasına inmişti. Sinem’in de bir eli benim, diğer eli Defne’nin kalçasındaydı. Ama Defne ellerini bizim omuzlarımızda tutuyordu. Benim dudaklarımdan ayrıldıktan sonra tekrar Sinem’in dudaklarına yapıştı. Kısa bir süre sonra kendini aramızdan ayırdı ve “Bu yaptığımız çok yanlış” diyerek kanepeye bıraktı kendini.

Ben yine hayal kırıklığına uğramıştım. Defne bu geceyi mahvetmeye and içmiş gibiydi. Sinem ise tam tersine, bütün şehvetiyle benim dudaklarıma uzandı. Defne’den çekindiğim için karşılık vermeye korkuyordum, ama Sinem’in o muhteşem dudaklarına da karşı koyamıyordum. Defne bir yandan konuşmaya devam ediyordu. Biz ise onun karşısında birbirimize sarılmış öpüşüyorduk.

“Kızlar bakın, artık üniversiteye gideceğiz. Erkek arkadaşlarımız olacak. Bizim birbirimizle değil erkeklerle sevişmemiz gerekiyor.”

Sinem bir an dudaklarımdan kurtulup “Onlarla da sevişiriz” dedi ve tekrar dudaklarıma yumuldu. Defne bizi ikna etmeye çabalıyordu.

“Hayır işte, ya bu sevişmelerin sonunda erkeklerden soğursak. Ya lezbiyen olursak.”

“Hem lezbiyen oluruz, hem de erkeklerle sevişiriz. Olamaz mı?” Dedi yine Sinem.

Defne artık pes etmişti. “Siz isterseniz sevişin, ama ben sevişmek istemiyorum sizinle” dedi. Ama kalkıp gitmiyordu da. Oturduğu yerden bizi izliyordu. Ablamın bizi serbest bırakması ama bir yandan da bizi izliyor olması beni adeta azdırmıştı. Olanca şehvetimle Sinem’in kalçalarını yoğurmaya, dilimi ağzının içinde gezdirmeye başladım. Sinem beni oracıkta yere yatırdı ve üzerime çıktı. Ablamın önünde deliler gibi sevişmeye başlamıştık.

Elimi Sinem’in tişörtüne attım ve yukarı doğru çekiştirmeye başladım. Sinem kollarını kaldırarak çıkarmama yardımcı oldu. Tişörtünü ablamın olduğu tarafa doğru fırlattım ve dudaklarımız tekrar buluştu. Ablamın gözlerini bizden alamadığını görüyordum. Daha önce onunla defalarca sevişsem de, şu an onun önünde Sinem’le sevişiyor olmak bana tarifi mümkün olmayan bir haz veriyordu. Sinem’in sütyenini de çıkarttım ve o muhteşem göğüslerini serbest bıraktım. Kendimi yerde biraz aşağı doğru kaydırarak göğüslerine doğru hizaladım ve uzanıp göğüs ucunu ağzıma aldım.

Evimizin müstakil olduğunu daha önceki bölümlerde anlatmıştım. Duyulmayacak olduğumuzdan emin olduğumuz için rahat rahat inliyor, hatta çığlık atıyordu Sinem. Elimi uzatıp pijamasının altına soktum ve sırılsıklam vajinasına ulaştım. Avucumun içinde sıkıp bırakıyor, elimin ıslanmasından inanılmaz bir zevk alıyordum. Sonra bir hareketle onu yere yatırıp ben üstüne çıktım. Pijamasını kenarlarından tutarak aşağı çekiştirdim. Kalçasını kaldırarak bana yardımcı oldu ve küloduyla birlikte pijamasını çekip çıkardım. Sonra ayağa kalktım ve Defne’nin gözlerine bakarak kendi pijamamla külodumu indirdim. Tekrar Sinem’in üzerine uzandım ve vajinalarımız buluştu. İkimiz de deliler gibi inleyerek birbirimize sürtünüyorduk. Sinem de benim tişörtümü ve sütyenimi çıkartıp ablamın olduğu tarafa fırlattı. Artık ikimiz de çırılçıplaktık.

Tekrar dudaklarımız buluştu ve birbirimize bütün şehvetimizle sürtünmeye devam ettik. Bir ara ablama baktığımda, elini pijamasından içeri soktuğunu ve bizi izleyerek mastürbasyon yaptığını gördüm. Bir eliyle de tişörtünü ve sütyenini yukarı çekmiş, açığa çıkardığı göğsünü yoğuruyordu. O sahne benim için son noktaydı ve çığlık çığlığa orgazm olmaya başladım. Ben orgazm olurken kafamı kaldırmış ablamın gözlerinin içine bakıyordum. Sinem ise boynuma başına gömmüş iştahla yalıyordu.

Orgazm olduktan sonra kenara geçtim ve elimle Sinem’in vajinasını okşamaya başladım. Bir yandan da göğsünün ucunu dilimle baskılıyordum. Gözlerimi ise ablamdan bir saniye bile ayırmıyordum. Ablamın orgazm iniltileri yükselmeye başladığında, Sinem de kasılmaya ve çığlık çığlığa orgazm olmaya başladı.

Üçümüz de nefes nefese kalmıştık. Sinem oturduğu yerden kalktı ve Defne’ye doğru gitti. Onu elinden tutup kaldırdı ve dudaklarına yapıştı. Defne Sinem’in öpücüklerine karşılık veriyordu. Hemen ben de aralarına girdim ve ablamın dudaklarına yapıştım. Ablamın elleri benim ve Sinem’in çıplak bedenlerimizde geziniyordu. Sonra aniden aramızdan kurtularak “İstemiyorum kızlar, lütfen zorlamayın beni” dedi. Bir kez daha hayal kırıklığına uğramıştım. Ablamla sevişmeyi her şeyden çok istiyordum ama ablam bizimle sevişmek istemiyordu.

O şekilde yerde çırılçıplak oturduk bir müddet. Sonra Defne “Hadi uyuyalım artık” dedi ve hep birlikte ayağa kalktık. Ben de Sinem de çırılçıplaktık. Sinem önde, ben arkada, ablam da benim arkamda merdivenleri çıkmaya başladık. Sinem aniden durarak poposunu arka tarafa doğru uzattı ve benim yüzüm kalçalarının arasına giriverdi. Ben bu durumdan iğrenmiştim ve “Iyyy” diye tepki vermiştim. Ama hem Sinem hem de ablam kahkahalarla gülüyordu. Birkaç basamak çıktıktan sonra ben aynı şeyi yaptım ve bu kez ablamın kafası benim kalçalarıma denk gelmişti. Bu kez ben de dahil olmak üzere üçümüz birden kahkahalara boğulduk. Ablamın dudaklarının göt deliğimin hemen üstüne denk geldiğini hissetmiştim ve bu beni inanılmaz heyecanlandırmıştı.

Ama kahkahalarla yukarı çıkmaya devam ettik. Defne’nin odasının önüne geldiğimizde Defne bize iyi geceler dilemek için yanıma yaklaştı. Beklemediğim bir şekilde dudaklarımdan beni uzunca öptü ve “İyi geceler, fazla uykusuz bırakmayın kendinizi” dedi. Resmen sevişmemizi olağan karşılıyor ve bize karşı çıkmıyordu. Ama biz yan odasında hunharca sevişirken kendisi odasında nasıl duracaktı, merak ediyordum doğrusu.

Aynı iyi geceler öpücüğünü Sinem de almak için Defne’ye doğru yürüdü. “İyi geceler kuzen” dedi ve Defne’yi odanın kapısına yapıştırarak dudaklarına yumuldu. Defne kendisine baskı yapan bu çıplak bedene dayanamıyor, ama bir yandan da karşı koymak istiyordu. Arada “tamam abartma artık” dese de Sinem’in dudaklarından kurtulmak için hiçbir şey yapmıyordu. Sinem kapıyı açtı ve Defne’nin dudaklarından ayrılmadan odaya doğru girdiler. Ben de peşlerinden girdim. Sinem bir ara ablamın dudaklarından ayrıldı ve “Sağ salim yatağına ulaştığından emin olmak istiyorum, yanlış anlama” dedi ve üçümüz birden kahkahalara boğulduk. Ama Sinem hiç aralık vermeden hemen tekrar ablamın dudaklarına yapıştı. Defne karşı koyamıyor, hatta iştahla karşılık veriyordu.

Sinem Defne’nin dudaklarından ayrılmadan onu yatağa kadar götürdü ve yatağına itti. Sonra kendisi de üzerine yattı ve bir müddet öpüşmeye devam ettiler. Ben de eğilip Sinem’in çıplak sırtını öpücüklere boğmaya başladım. Sinem de ablamla birlikte yatağa girmiş onunla öpüşmeye devam ediyordu. Sonra ben ikisinin üzerinden eğildim ve ablamın dudaklarına yapıştım. “İyi geceler Defne, rahat uyuduğundan emin olalım, sonra benim odama gideceğiz” dedim ve yine gülüştük. Defne şimdi bana da karşılık veriyordu. Ama bir yandan daha ileriye gitmeyelim diye sürekli bir çaba içerisinde olduğunun farkındaydık.

Vajinamın yeniden ıslanmaya başladığının farkındaydım. Bir elim yine Sinem’in göğsünün üzerine gitti. Dudaklarım hala Defne’nin dudaklarıyla dans ediyordu. Bir ara Sinem kafamı tutup kendine çevirdi ve benim dudaklarıma yapıştı. Defne de birkaç santimetre mesafeden bizi seyrediyordu. Sonra aniden “Hadi artık odanızda devam edin. Beni de bırakın uyuyayım.” Dedi ve bizi odasından kibarca kovdu. Gitmeden ablama uzun uzun birkaç iyi geceler öpücüğü daha verdik ve sonra ablamın önünde birbirimizi hunharca öperek, yavaş yavaş kapıya doğru yöneldik. Dudaklarımız birbirinden bir saniyeliğine bile olsa ayrılmıyordu ve ablamın gözlerinin de bizden ayrılmadığının farkındaydım.

Ardından ablamın ışığını kapatıp benim odama geçtik. Birkaç saniye içinde yatakta çılgınlar gibi sevişiyorduk. Artık dudaklarım acımaya başlamıştı ama durmaya hiç niyetim yoktu. Dakikalarca birbirimize sürtündük ve en sonunda çığlık çığlığa orgazm oldum. Sesimi özellikle yükseltiyordum, böylece ablamın bizi duyarak mastürbasyon yapacağından emin olmak istiyordum. Ben orgazm olduktan birkaç dakika sonra da Sinem aynı şekilde bağıra çağıra orgazm olmuştu ve yatakta yanıma devrildi. İkimiz de nefes nefese kalmıştık. Hiç konuşmadan birkaç dakika uzandık ve nefesimizin düzene girmesini bekledik. O sessizlikte yan odadan ablamın orgazm iniltilerini duymuştum. Tahmin ettiğim gibi bizi dinleyerek o da mastürbasyon yapmıştı.

Bir süre o şekilde uzandıktan sonra Sinem’in uyuduğunu farkettim. Üzerini örttüm ve odadan çıktım. Sinem’in salondaki yatağını yapmayı unutmuştuk. Üstelik yorgunluktan yatak yapacak halim de kalmamıştı. Doğruca ablamın odasına gittim ve çırılçıplak bir şekilde yanına kıvrılıp birkaç saniye içerisinde uyudum.

Uyandığımda ablamın gözlerinin açık beni izlediğini gördüm.

“Günaydın Defne, saat kaç?”
“8’e çeyrek var. Siz ne zaman uyudunuz?”
“Çok geç uyumadık galiba. Senin orgazm sesini duyduktan beş dakika sonra yanına gelip uyudum ben de.”

Ben bu kadar rahat bir şekilde bunu söyleyince Defne’nin utandığını, yanaklarının kızardığını gördüm. Ablamın utanması alışık olduğum bir şey değildi. Aksine böyle durumlarda ben utanırdım. Ama bu kez üstümde enteresan bir özgüven vardı ve ablamın üstüne gitmek istiyordum.

“Neden bizimle sevişmek istemiyorsun Defne? Seni her şeyden çok arzuluyorum. Neden karşı koyuyorsun?”
“Dün söylediğim gibi, bizim birbirimizle sevişmemiz doğru değil.”
“Ama ben seviştiğimiz gecelerde dünyanın en mutlu insanı oluyorum. Özellikle seninle seviştiğimde…” Bunu söyledikten sonra dudaklarından kocaman bir öpücük aldım. Defne de karşılık verdi. Ama hemen sonra konuşmaya devam etti:
“Ben de çok mutlu oluyorum ablacım, ama sonra çok pişman oluyorum.”

Bir süre ikimiz de konuşmadık. Sonra sessizliği Defne bozdu:

“Lezbiyen olmaktan korkuyorum.”
“Neden? Lezbiyen olmak çok mu kötü bir şey?”
“Saçmalama Sude. İleride bizim evlenmemizi isteyecekler. Kiminle evleneceğiz? Babama ben lezbiyen oldum diyebilir misin?”

Bu söyledikleri bana çok haklı gelmişti. Babam böyle bir haberi kaldırabilecek bir insan değildi. Ama ablamı yoldan çıkaracak bir yol aramaya devam ediyordum:

“Peki hem birbirimizle sevişip hem de erkeklerle birlikte olamaz mıyız?”
“Bilmem, ya olamazsak?”
“Ben de bilmiyorum Defne. Tek bildiğim şey, seni dünyadaki her şeyden daha çok arzuluyor olduğum. Belki de ablam olduğun için, seninle birlikte olmak daha çok zevk veriyor bana.”
“Ben de seninle sevişmekten çok zevk alıyorum Sude. Ama bu yanlış olduğu gerçeğini değiştirmiyor.”

Kolumu ablamın başının altından geçirip ona sıkı sıkıya sarıldım. Bu duygusal konuşma ikimizin de gözlerinin dolmasına sebep olmuştu. Ama o an çıplak olduğumu unutmuştum. Defnenin bir damla gözyaşı göğsüme düşünce çıplaklığımı hatırladım ve duygusallık yerini yeniden arzuya bıraktı. Onu sanki şefkatle sarıyormuşum gibi başını göğsüme doğru bastırdım. Nefesi göğüs ucumu ısıttığında vajinamın karıncalandığını hissettim. Başını yukarı kaldırdım ve yaşlı gözlerinin içine bakarak “Seni çok seviyorum abla. Seni her şeyden daha çok seviyorum.” Dedim ve dudaklarına uzanarak öptüm. O da aynı şekilde bana karşılık verdi. Öpücüğüm bitmişti ama dudaklarımı ayırmadım. Defne de ayırmadı. Sonra bir öpücük de o kondurdu. Ama o da dudaklarını ayırmadı.

Gözlerinin içine bakarak dilimi dudaklarının arasından geçirdim ve diliyle buluştum. Gözlerini kaçırmadan dilime karşılık verdi. O duygusal öpücükler birkaç saniye içinde yerini şehvete bırakmıştı. Dillerimiz dudaklarımız sırılsıklam olmuş, birbirimizi adeta yalayarak bitirmek istiyorduk. Defne ani bir hareketle kalkıp üzerime oturdu. Ellerimi başımın üstünde birleştirip sıkı sıkı tuttu ve gülerek gözlerimin içine baktı. “Bana söz vermeni istiyorum Sude, bu son sevişmemiz. Bir daha asla benimle sevişmeye çalışmayacaksın.” dedi. Bu sözü tutmayacağımı biliyordum, ama o an ablamla sevişmek için gözümü bile kırpmadan yalan söyledim ve söz verdim.

Defne ellerimi bıraktı ve tek hamlede tişörtünü çıkartıp odanın ortasına attı. O muhteşem göğüsleri serbest kalmıştı. Hemen yerimde doğrularak oturur pozisyona geçtim ve göğüslerini iştahla yalamaya başladım. Defne kendinden geçmiş gibiydi. Bir elimle beline sarılmış, diğer elimle de pijamasının altına girip kalçasını sıkmaya çalışıyordum. Ancak pozisyon itibarıyla elim kalçasının yan tarafına değil, iki lobunun arasına girmişti.

Elimi derinlere doğru daldırarak vajinasının ıslaklığına ulaştım. O şekilde bir yandan ablamın göğsünü yalıyor, diğer yandan vajinasına ulaşmaya çalışıyordum. Ama açıkçası elim çok zorlanıyordu. Sonra elimi biraz yukarı çektim ve vajinasından akan zevk suyuyla ıslanmış olan kaygan parmaklarım ablamın göt deliğine denk geldi. Bunu yaptığımda ablamın irkildiğini farkettim. Parmaklarımı orada biraz oyaladım ve göt deliğinin etrafını okşadım. Defne’nin çıkardığı seslerden aldığı zevkin arttığını fark etmiştim.

Bunun gerçekten son sevişmemiz olma ihtimali vardı ve ben gidebildiğim kadar ileri gitmek istiyordum. Ne olacaksa olsun diyerek orta parmağımı tekrar vajinasına getirdim ve sularıyla iyice kayganlaştırdım. Ardından tekrar göt deliğine getirerek parmağımı içeri doğru zorladım. Defne aniden durup gözlerimin içine baktı. Bir an hata yaptığımı, sevişmemizin yarıda kesileceğini ve Defne’nin bana kızacağını düşündüm. Ama tam aksine Defne gözlerimin içine bakarak kalçalarını bana doğru ittirdi. Bundan da cesaret alarak parmağımı daha fazla zorladım. Ablamın zevk sularıyla sırılsıklam olan orta parmağım, kayganlığın da yardımıyla göt deliğinin içine girmişti.

Parmağım Defne’nin göt deliğine girip çıkarken, Defne artık ufak ufak çığlıklar atmaya başlamıştı. Sonra aniden ayağa kalktı. Ben yine sevişmemizi yarıda kesecek diye korkmuştum. Ama o, pijamasının altını ve külodunu çıkartarak çırılçıplak kaldı. Sonra tekrar üzerime yattı. Dudakları dudaklarımı, vajinası vajinamı buldu ve hunharca birbirimize sürtünmeye başladık. Daha ileri gitmeye korkmuştum ve o şekilde ablamla sevişmeye devam ettim. İkimizin de vajinaları sırılsıklamdı ve sularımız birbirimize karışıyordu. Defne beni yine şaşırtarak elimi tuttu ve kalçalarının üzerine götürdü. Anladığım kadarıyla götünü parmaklamam çok hoşuna gitmişti.

Elimi tekrar vajinalarımızın arasına sokup iyice kayganlaştırdım. Ardından orta parmağımı göt deliğine getirerek içeri doğru bastırdım. Defne de kalçalarını geriye doğru çıkartarak bana yardımcı oldu ve bu kez çok daha rahat bir pozisyonda parmağım Defne’nin götüne girip çıkıyordu. Defne artık iyiden iyiye çığlık atıyordu. Çok geçmeden o çığlıkların arasına kasılma nöbetleri de eklendi ve Defne, bugüne kadarki en şiddetli orgazmını yaşadı. Orgazm sırasında öyle çok kasıldı ki, götünün içindeki parmağımı kırmasından korktum. Kasılmaları bittiğinde adeta bütün kasları çekilmiş gibi kendini benim üzerime bırakmıştı, hatta o kadar ağır geldi ki nefesim kesildi.

Dudaklarımı öpüyor, “Muhteşemdi, muhteşem… Hayatımda hiç böyle orgazm olmamıştım. Harikaydı, teşekkür ederim canım benim” diyerek mutluluğunu belli ediyordu. “O kadar güzelse sen de bana yap aynısını” dedim ve onu altıma alarak sürtünmeye başladım. Tıpkı benim yaptığım gibi önce parmağını zevk sularımızla kayganlaştırdı, ardından götüme doğru soktu. O kadar dolmuştum ki, parmağı götüme girdiği anda çığlık çığlığa orgazm olmaya başladım. Orgazmım bir dakikadan uzun sürmüştü. Hatta o kadar çok zevk suyu çıkmıştı ki, Defne’nin göbek çukurunda ufak bir göl oluşturmuştum. Ben de tıpkı Defne gibi kendimi bir anda yatağa bırakıverdim. Yatakta birbirimize sarılıp uzun uzun öpüşerek birbirimize teşekkür ettik. Sonra Defne çırılçıplak bir şekilde yanımdan kalkıp “Söz verdiğimiz gibi bu sondu. Bir daha yok” dedi ve son kez dudaklarımdan öpüp odadan çıktı.

Ben de odadan çırılçıplak çıkıp kendi odama gittim. Yatağımda yatan Sinem’in güzelliğini izledim. Sonra onu dudaklarından öperek uyandırdım ve giyinmeye başladım. O sabah, gerçekten çok uzun bir süre bir daha sevişemeyeceğimizin farkında olsam ne ablamın, ne de Sinem’in o yataklardan çıkmalarına izin vermez, onlarla bütün gücümüz tükenene kadar sevişmeye çalışırdım. Ama “nasıl olsa ablam sözünü tutamaz, Sinem de zaten benimle sevişmek istiyor” diye düşünerek olayları akışına bıraktım.

O günden sonra Sinem ve Defne yeniden üniversiteye hazırlanmaya başladılar ve sevişerek zaman kaybetmek istemediklerini söylediler. Sinem’i biraz zorlasam birlikte olurduk, ama sınavında başarısız olmasını istemediğim için hiç ısrarcı olmadım. Sonra babamlar geri döndü ve teyzemler Sinem’i de alıp evlerine gittiler.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

gaziantep escort gaziantep escort porno izle bursa escort görükle escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort beylikdüzü escort